Google, uçakların arkasındaki “beyaz izlere” savaş açtı

Havacılık sektörünün iklim üzerindeki olumsuz etkisinin üçte birine yol açan egzoz izleri mercek altına alındı. Okyanus ötesi uçuşlarda uygulanacak...

Yüksek irtifada süzülen yolcu uçaklarının arkasında bıraktığı “tüylü” beyaz çizgi izleri, yani “kondens izleri” göründüğü kadar masum bir tablo sunmuyor. Şehir efsanelerinde iddia edildiği gibi kimyasal gaz yaymayan bu izler, yine de çevre üzerinde ciddi zararlara yol açıyor. Jeti oluşturan sıcak ve nemli egzoz gazı, yükseklerdeki dondurucu hava ile temas ettiğinde motorun attığı is parçacıkları etrafında su buharı donuyor. Böylece iklim dengesini bozan yoğun izler meydana geliyor.

Isıyı hapseden yapay bulutlar ve Operation Blue Skies çözümü
Dünyadan yayılan ısıyı atmosferde tutan bu yapay bulut tabakaları, gezegenin ısınmasında da rol oynuyor. Doğal bulutlar da benzer bir etki yaratsa da uçakların bıraktığı izler havacılık sektörünün toplam iklim etkisinin yaklaşık üçte birini oluşturuyor. Kimi izler birkaç dakikada kaybolurken, bazıları saatlerce havada kalarak geniş bir örtüye dönüşüyor. Seyir irtifasındaki hava koşulları bu durumu doğrudan etkilediği için rotalarda yapılacak küçük güncellemelerle sorunun önüne geçmek mümkün.

Birleşik Krallık hükümeti, Google ve çeşitli bilimsel kuruluşlar "Operation Blue Skies" adı verilen yeni bir projede güçlerini birleştirdi. Kasım ayında başlayacak denemede, Kuzey Atlas Okyanusu'nun doğusundaki Shanwick hava sahasını yöneten kontrolörler yapay zeka tahminlerini kullanacak. Pilotlara verilecek hafif irtifa değişimi tavsiyeleriyle bu izlerin oluştuğu hassas bölgelerden kaçınmak hedefleniyor. Avrupa ile Kuzey Amerika arasındaki ana uçuş güzergahında yer alan ve günde 1.000'den fazla uçağa ev sahipliği yapan bu bölge, dünyadaki uçak izi kaynaklı ısınmanın yüzde 5'ine sebep oluyor.

Toplam 5 milyon sterline mal olacak ve 30 ay sürecek projenin bütçesine Birleşik Krallık Ulaştırma Bakanlığı 2,6 milyon sterlin, Google UK ise yapay zeka altyapısıyla 1,4 milyon sterlin destek veriyor. Birleşik Krallık Meteoroloji Ofisi ile Cambridge Üniversitesi ve Imperial College London bilim insanlarının da yer aldığı çalışma başarılı olursa, hava trafiği yönetiminde kalıcı değişiklikler yaşanabilir.