Bilim insanları, beynimizdeki “gizli yapıştırıcıyı” buldu

Bilgisayarlardaki klasör yapısına benzer bir sistemle çalışan beynimiz, verileri yıllar boyunca nasıl taze tutabiliyor? Araştırmacılar, hafızadaki...

Terrabaytlar boyutunda bir sabit diskiniz olduğunu ve hiçbir klasör açmadan, hiçbir düzenleme yapmadan, tüm dosyalarınızı root dizinine kopyaladığınızı düşünün. Böyle bir durumda, daha sonra aradığınız dosyaları bulmak, bilgisayarda çalışmak son derece zor bir işe dönüşebilirdi. İnsanlar bu sorunu yaşamamak için verilerini sabit disk içinde organize ediyorlar, klasörlere kaydederek tekrar kolayca bulunabilecek şekilde istifliyorlar.

İnsan zihni de verileri depolarken bir bilgisayarın karmaşık dizin yapısına oldukça benzer adımlar atıyor. Yüz binlerce belgenin rastgele atıldığı bir depolama alanında aradığımızı bulmak neredeyse imkansız. Beynimiz de bu kargaşayı önlemek adına bilgileri belirli bağlamlara yerleştirip ilişkilendirerek muhafaza eder. Peki sistemin arkasındaki temel mekanizma tam olarak nasıl çalışıyor?

Science Advances platformunda bir süre önce paylaşılan bir çalışma, hafıza depolama sürecine yön veren biyolojik süreçlere ışık tuttu. Araştırma sonuçları, sinir hücreleri arasındaki bağları sağlamlaştıran kritik bir molekülün varlığını ortaya koyuyor. KIBRA adı verilen bu molekül, anıların korunmasında kilit rol üstlenen PKM adlı enzimi adeta bir yapıştırıcı gibi sabit tutuyor.

Anıların silinmesini engelleyen biyolojik bağlar
Vücudumuzdaki proteinler belirli periyotlarla bozulup yenilense de hücresel düzeydeki bu yapı sayesinde geçmişe ait bilgiler kaybolmuyor. Moleküler düzeydeki bu tutkal, beyne giren her türlü bilginin zaman, mekan ve olay örgüsüyle bağını korumayı sürdürüyor. Verileri gruplandırıp birbirine bağlayan sistem, deneyimlerin yıllar boyu taze kalmasını sağlıyor. Ne var ki Alzheimer gibi nörolojik rahatsızlıklarda bu hassas denge bozuluyor.

Alzheimer tedavisi için yeni bir umut ışığı
Mekanizmanın işleyişini inceleyen uzmanlar, laboratuvar ortamında farelerin hipokampus dokularını mercek altına aldı. Hafıza merkezinde gerçekleşen bu gözlemler, molekül ile enzim arasındaki bağın ne kadar hayati olduğunu net şekilde gösterdi. Bilim insanları elde edilen bu bulgulardan yola çıkarak Alzheimer rahatsızlığına karşı yeni tedavi yöntemleri ve ilaçlar geliştirmeyi hedefliyor.