Apple’ın en garip fiyaskoları: Şirketin kusursuz imajını bozan 5 cihaz

Şık tasarımlarıyla tanıdığımız Apple, bazen estetiği işlevselliğin o kadar önüne koyuyor ki sonuç tam bir fiyasko oluyor. Anten sorunundan, şarj...

Apple, tasarım denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri olsa da kusursuzluk her zaman mümkün olmuyor. Steve Jobs ve Jony Ive döneminden bu yana estetik anlayışıyla öne çıkan şirket, nadir de olsa büyük tasarım hatalarıyla gündeme geldi. Bu hatalar, markanın tasarım odaklı kimliği nedeniyle rakiplerinden daha fazla konuşuluyor ve kullanıcılar üzerinde hayal kırıklığı yaratıyor. Özellikle Jobs sonrası döneme damga vuran bazı donanımsal tercihler, bugün bile teknoloji tarihinin unutulmaz fiyaskoları arasında gösteriliyor.

Anten krizi ve tutuş hataları
iPhone 4 piyasaya sürüldüğünde, dış çerçeveyi saran anten tasarımı devrimsel bir yenilik olarak sunulmuştu. Ancak kullanıcılar telefonu ellerine aldıklarında sinyal gücünün aniden düştüğünü fark etti. Şirket başlangıçta hatayı kabul etmek yerine, sorunun yazılımsal bir hesaplama hatasından kaynaklandığını savundu. Hatta Steve Jobs, kullanıcılara telefonu "farklı şekilde tutmalarını" tavsiye ederek tepkileri üzerine çekti. Sonunda Apple geri adım atmak zorunda kaldı ve kullanıcılara ücretsiz koruyucu kılıf dağıtarak sorunu çözmeye çalıştı. Bu olay, tarihe "Antennagate" olarak geçti.

Kelebek klavyenin hazin sonu
MacBook modellerinde kullanılan "kelebek" klavye mekanizması, Apple'ın en uzun süren ve en maliyetli hatalarından biri oldu. Tuşların daha ince olması için geliştirilen bu sistem, küçücük bir toz zerresinden bile etkilenecek kadar hassastı. Bir kez bozulan tuşun tamiri neredeyse imkansız hale geliyordu. Şirket, bu tasarım hatası nedeniyle 50 milyon dolarlık bir tazminat ödemeyi kabul etti. 2020 yılına gelindiğinde ise Apple bu mekanizmadan tamamen vazgeçerek geleneksel klavye tasarımlarına geri döndü.

Şarj edilemeyen fare: Magic Mouse 2
Magic Mouse 2, 2015 yılında piyasaya çıktığında çok konuşuldu. Ancak bu popülerliğin sebebi estetiği değil, şarj portunun bulunduğu yerdi. Apple tasarımcıları, Lightning girişini farenin tam altına yerleştirmişti. Bu karar, cihaz şarj olurken farenin hiçbir şekilde kullanılamayacağı anlamına geliyordu. Yıllar sonra gelen USB-C güncellemesinde bile bu portun yeri değişmedi. Birçok kullanıcı, çalışma akışını kesintiye uğratan bu tasarımı Apple'ın "inatçı" estetik anlayışının bir sonucu olarak görüyor.

Isınan ve parçaları yerinden çıkan Apple III
1980 yılında satışa sunulan Apple III, bugünün parasıyla 30 bin dolardan fazla bir fiyata sahipti. Ancak bu yüksek fiyata rağmen cihazın ciddi bir ısınma sorunu vardı. Steve Jobs, bilgisayarın sessiz çalışması için fan ve havalandırma kanallarını tasarım dışı bırakmıştı. İçerideki sıcaklık o kadar yükseliyordu ki entegre devreler yerinden oynamaya başlıyordu. Şirketin o dönem sunduğu çözüm ise oldukça ilginçti: Kullanıcılardan cihazı masadan birkaç santimetre yukarı kaldırıp bırakmaları, böylece devrelerin sarsıntıyla tekrar yerine oturmasını ummaları istendi.

Kontrolsüz müzik: 3. nesil iPod Shuffle
iPod Shuffle serisi, ekranı olmayan kompakt müzik çalarlar olarak büyük başarı yakaladı. Fakat 2009'da çıkan üçüncü nesil model, minimalizmi bir adım ileri götürerek cihazın üzerindeki tüm fiziksel düğmeleri kaldırdı. Müzik kontrolü sadece kulaklık üzerindeki küçük bir kumandaya bağlandı. Bu durum, kullanıcıların farklı kulaklık kullanmasını zorlaştırırken, kontrol kabiliyetini de kısıtladı. Neyse ki Apple bu hatasından hızlı döndü ve bir sonraki nesilde tuşları cihazın üzerine geri getirdi.